Biz kusursuzluğa değil, gerçeğe inanıyoruz. Unfiltered People; kendi ritmini bulan, seçimlerinin arkasında duran ve güzelliği kendine göre tanımlayan insanların filtresiz hikâyelerini bir araya getiriyor. Soruyoruz, dinliyoruz; onların hayatına eşlik eden ritüelleri ve favori Pelcare ürünlerini paylaşıyoruz.
Bu haftaki konuğumuz Zeynep Sütçü.

Cevap: Bu aralar yanık kırmızı ve gül kurusu tonlarına bayılıyorum. Yazın o cıvıl cıvıl renklerine güzel bir kontrast yaratıyorlar. Taşıdığı his ise uzun bir günü güneşin altında geçirdikten sonra eve gelip alınan o ferah duş gibi. Sıcaklığın hâlâ üzerinde ama zihnin sakinlemiş, gün yavaş yavaş üzerine çökmeye başlamış… O renkler bana tam olarak bunu hissettiriyor.
Melankoliden beslenen biriyim; sevdiğim filmleri tekrar izlemek bana hep bir konfor hissi veriyor. O yüzden elim en çok Trier filmlerine gidiyor. Trier’in çabasız görünen ama duyguyu hiç zorlamadan kuran anlatımının içinde olmayı seviyorum. Yazı düşündüğümde ise aklıma en çok The Worst Person in the World geliyor. Sanırım yazın o “her şey yeniden mümkün olabilir” hissi, filmin peşinden koştuğu ihtimaller duygusuyla aynı yerden besleniyor.(Trier Summer Always yani :))
Soru: Tatile gidiyorsun, yanına alacağın 4 şey ne olurdu?
Cevap: Bir kafa tatili hayal ederek çantamı hazırlıyorum. Yanıma handycam kameramı, kulaklığımı, indirdiğim bütün filmleri, nemlendiricimi alır, çıkarım.








